TMMOB Peyzaj Mimarları Odası
TMMOB
Peyzaj Mimarları Odası
UCTEA CHAMBER OF LANDSCAPE ARCHITECTS

2 ŞUBAT DÜNYA SULAK ALANLAR GÜNÜ

2 ŞUBAT DÜNYA SULAK ALANLAR GÜNÜ
İZMİR
02.02.2011

2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü çerçevesinde Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şubesi‘nde bir Basın açılaması düzenlenmiştir.

 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü çerçevesinde Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şubesi‘nde bir Basın açılaması düzenlenmiştir.

BASINA VE KAMUOYUNA

2 ŞUBAT DÜNYA SULAK ALANLAR GÜNÜ

 

Dünyada ve üzerinde yaşadığımız coğrafyada, kültürel ve özellikle iklim değişikliği kaynaklı baskılar ve bunların neden olduğu sosyo-kültürel ve ekolojik sorunlar ‘canlı yaşamının bağışıklık sistemini` oluşturan sulak alanların önemini gündeme getirmektedir.

Sahip olduğu canlı varlığı ve biyolojik çeşitliliği koruma ile ekonomik kalkınma arasında tartışma konusu olan sulak alanlar; günümüzde toplumların yaşam ortamlarını ve geleceğini doğrudan ilgilendirmektedir. Kültürel müdahaleler (yerleşim, sanayi, tarım, atık …) ve iklim değişikliği (kuraklık, çölleşme, su baskını, kıyı yapısının bozulması, tsunami …) kaynaklı baskılar sulak alanların yanında yerleşimleri, kentleri ve ülkeleri ekonomik, sosyal ve ekolojik yönden telafisi mümkün olmayan şekilde olumsuz etkilemektedir.

Konu örnekler uyarınca ele alındığında; Güney Asya Bölgesinde yaşanan tsunami, taşkın gibi ülke ölçeğinde doğal afetlerin önceden sulak alan olan, tarıma ve yerleşime açılmış bölgeleri en fazla ölçüde etkileyerek can ve mal kayıplarına neden olması yeryüzünde doğal sistemlerin ve sulak alanların önemini somut bir şekilde ortaya koymaktadır. Yaşadığımız dönemde ‘göç`, ‘kuraklık` ve `su kıtlığı` gibi global etki ve sorunların kökeninde sulak alanlara yönelik olumsuz uygulamalar yatmaktadır. 2030`lu yıllarda Türkiye`nin önemli bölümünün çölleşme etkisi altında kalacağı öngörülmektedir. Bu durumda kıt kaynak olan suyu rezerve etme ve yeraltı su kaynaklarını besleme işlevlerini etkin şekilde yerine getiren sulak alanların korunması ve geliştirilmesi toplum açısından yaşamsal bir hal almaktadır.

Sulak alanların günümüzde taşıdığı öneme karşın; ülkemizde korunması, planlanması ve yönetimi hususunda yasal, teknik ve idari sorunlar artarak devam etmektedir. Son olarak,  6094 sayılı "Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"  uyarınca;  "Milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ile tabiatı koruma alanlarında, muhafaza ormanlarında,  yaban  hayatı   geliştirme  sahalarında,  özel  çevre  koruma bölgelerinde  ilgili Bakanlığın, doğal sit alanlarında ise ilgili koruma bölge kurulunun olumlu görüşü alınmak kaydıyla aralarında hidroelektrik santrallerin de yeraldığı yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesislerinin kurulmasına izin verilir." eklemesi yapılmıştır. Bu durum ülkemiz bütününde doğal, kültürel ve tarihi öneme sahip koruma alanlarında, koruma statülerinde ve uygulamalarında geriye dönüşü mümkün olmayan bir şekilde, ekolojik, sosyo-kültürel ve ekonomik zarar ya da kayıplara neden olacaktır. Kanunda yapılan bu değişiklik "Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı", "Maden Yasası", "Turizmi Teşvik Kanunu",  "Orman Kanunu 2/B Maddesi" gibi kanun ve ilgili maddelerle birlikte düşünüldüğünde; sulak alanların önemli bir bölümünü oluşturan koruma alanlarının ülke bütününde her türlü yatırım karşısında savunmasız kaldığı görülmektedir.

İzmir örneğinde konuya kısaca bakıldığında; geçtiğimiz günlerde Karşıyaka ve Çiğli ilçelerini kapsayan (geçmişte sulak alan olan ve sonrasında doldurularak yerleşime açılan) bölgede su taşkınlarının yol açtığı etkiler, Gediz Deltasının bir bölümünde doğal sit kararlarını esnetme yolunda çabalar, denizin kıyı yapısında oluşturduğu tahribatlar sulak alanlara yönelik doğrudan etkileri ya da baskıları göstermektedir.

Sonuç olarak; bölge ve ülke ölçeğinde yukarıda tanımlanan sorunlar temel alınarak, sulak alanların korunması, planlanması ve yönetiminin yasal, teknik ve idari altyapısının oluşturulması, bu yolda çalışmalara merkezi ve yerel yönetimler ve ilgili kamu kurum-kuruluşlar bazında başlanması sulak alanların, su kaynaklarının ve yaşam ortamlarının geleceği bakımından ivedilik taşımaktadır.

 

 

02.02.2011

 

Saygılarımızla,

 

TMMOB Peyzaj Mimarları Odası

İzmir Şubesi

Okunma Sayısı: 1115
Fotoğraf Galerisi