TMMOB Peyzaj Mimarları Odası
TMMOB
Peyzaj Mimarları Odası
UCTEA CHAMBER OF LANDSCAPE ARCHITECTS

2 ŞUBAT DÜNYA SULAK ALANLAR GÜNÜ BASINDA ÇIKAN HABERLER

2 ŞUBAT DÜNYA SULAK ALANLAR GÜNÜ BASINDA ÇIKAN HABERLER
İZMİR
04.02.2011

Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şubesi, 2 Şubat Dünya sulak alanlar günü’ne ilişkin Şube binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. Şube Yönetim Kurulu üyesi Ayşe Gözsoy, doğal afetler nedeniyle sulak alanların yanında yerleşim yerleri, ülke ekonomisi, sosyal ve ekolojik yönden telafisi mümkün olmayacak şekilde olumsuz etkilendiğini söyledi.

Sulak Alanlara Zarar Veriliyor

Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şubesi, 6094 Sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılamasına dair kanun İle doğal, kültürel ve tarihi öneme sahip koruma alanlarında, koruma statülerinde ve uygulamalarında geriye dönüşü mümkün olmayan bir şekilde ekolojik, sosyo-kültürel ve ekonomik zarar yada kayıplara neden olacağına dikkat çekti.

Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şubesi, 2 Şubat Dünya sulak alanlar günü`ne ilişkin Şube binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. Şube Yönetim Kurulu üyesi Ayşe Gözsoy, doğal afetler nedeniyle sulak alanların yanında yerleşim yerleri, ülke ekonomisi, sosyal ve ekolojik yönden telafisi mümkün olmayacak şekilde olumsuz etkilendiğini söyledi. Göç, kuraklık, su kıtlığı gibi global etki ve sorunların kökeninde sulak alanlara yönelik olumsuz uygulamaların yattığını dile getiren Gözsoy, "2030`lu yıllarda Türkiye`nin önemli bölümünün çölleşme etkisi altında kalacağı öngörülmektedir. Bu durumda kıt kaynak olan suyu rezerve etme yer altı su kaynaklarını besleme işlevlerini etkin şekilde yerine getiren sulak alanlar korunması ve geliştirilmesi toplum açısından yaşamsal bir hal almakta. Sulak alanların günümüzde taşıdığı öneme karşın, ülkemizde korunması, planlanması ve yönetimi hususunda yasal, teknik ve idari sorunlar artarak devam etmektedir. Son olarak 6094 sayılı Yenilenebilir Enerji üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin kanunda Değişiklik yapılmasına dair Kanun uyarınca ‘Milli Park, tabiat parkı, tabiat anıtı ile tabiatı koruma alanlarında, muhafaza ormanlarında, yaban hayatı geliştirme sahalarında, özel çevre koruma bölgelerinde ilgili bakanlığın, doğal sit alanlarında ise ilgili koruma bölge kurulunun olumlu görüşü alınmak kaydıyla aralarında hidroelektrik santrallerin de yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesislerinin kurulmasına izin verilir` hükmü ülkemiz bütününde doğal, kültürel ve tarihi öneme sahip koruma alanlarında, koruma statülerinde ve uygulamalarında geriye dönüşü mümkün olmayan bir şekilde ekolojik, sosyo-kültürel ve ekonomik zarar yada kayıplara neden olacaktır" diye konuştu.

İZMİR-DİHA

 

YASALAR SULAK ALANLARIN ALEYHİNE

Dünyada ve ülkemizde, kültürel ve özellikle iklim değişikliği kaynaklı baskılar ve bunların neden olduğu sosyo-kültürel ve ekonomik sorunlar, canlı yaşamının bağışıklık sistemini oluşturan sulak alanların önemini gündeme getiriyor. Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şubesi, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü ile ilgili olarak bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Oda Yönetim Kurulu üyesi Ayşe Gevrek Gözsoy, yerleşim,  sanayi, tarım, atıklar gibi müdahalelerle iklim değişikliğinin yol açtı kuraklık, çölleşme, su baskını, kıyı yapısının bozulması, tsunami gibi baskıların sulak alanları dolayısıyla yerleşimleri, kentleri ve ülkeleri her açıdan telafisi mümkün olmayan şekilde olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Gözsoy enerji Kaynaklarının üretim amaçlı kullanımına ilişkin Kanunda değişiklik yapılmasına dair Kanun" uyarınca; "Milli Park, Tabiat Parkı, Tabiat Anıtı ile Tabiatı Koruma Alanlarında, muhafaza ormanlarında, yaban hayatı geliştirme sahalarında, özel çevre koruma bölgelerinde, aralarında hidroelektrik santrallerin yer aldığı yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesislerinin kurulmasına izin verilir" eklemesi yapıldığını hatırlattı.

Gözsoy bu durumun geriye dönüşü mümkün olmayan bir şekilde zarara neden olacağını belirtti. Bu değişiklikle birlikte, "Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu", "Maden Yasası"," Turizmi Teşvik Kanunu","Orman Kanunu 2/B Maddesi" gibi kanun ve ilgili maddelerin, sulak alanları her türlü yatırım karşısında savunmasız bıraktığını belirtti.

İZMİR EVRENSEL

Okunma Sayısı: 1073