TMMOB Peyzaj Mimarları Odası
TMMOB
Peyzaj Mimarları Odası
UCTEA CHAMBER OF LANDSCAPE ARCHITECTS

BASIN AÇIKLAMASI | MİLLİ PARKLAR VE KORUNAN ALANLAR GELİR KAPISI DEĞİL, YAŞAM GÜVENCESİDİR!

BASIN AÇIKLAMASI | MİLLİ PARKLAR VE KORUNAN ALANLAR GELİR KAPISI DEĞİL, YAŞAM GÜVENCESİDİR!
MERKEZ
04.03.2026

Milli parklarımızın ve doğal mirasımızın rant merkezli kararlara feda edilmesine izin vermeyeceğimizi, kamusal yararın ve ekolojik bütünlüğün savunucusu olmaya kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.

Türkiye’de milli parklar ve diğer korunan alanlar; yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da ortak varlığıdır. TBMM gündeminde bulunan “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, korunan alanların planlama, yönetim, izin ve işletmecilik rejiminde köklü değişiklikler getirerek yetkileri tek elde toplamaktadır. TMMOB Peyzaj Mimarları Odası olarak yaptığımız derinlemesine incelemeler, bu teklifin mevcut haliyle koruma hedeflerini zayıflattığını ve milli parklarımızı geri dönüşü olmayan bir kullanım baskısına açma riski taşıdığını göstermektedir.
 
Teklifin en çok endişe veren yanlarından biri, korumanın anayasası niteliğindeki plan hiyerarşisinin baypas edilmesidir
. Özellikle "aciliyet gösteren içme suyu temini" gibi gerekçelerle plan şartı aranmaksızın altyapı tesislerine izin verilmesinin önü açılmakta ve korunan alanlarda "önce yap, sonra plana işle" gibi son derece tehlikeli bir yaklaşım getirilmektedir. Buna ek olarak, boru hatları, enerji iletim hatları ve trafo merkezleri gibi geniş ve muğlak bir altyapı izin sepetinin oluşturulması; habitat parçalanmasına, yaban hayatı hareketliliğinin kısıtlanmasına ve kümülatif peyzaj bütünlüğü kaybına yol açacaktır.
 
Öte yandan, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü bünyesinde döner sermaye işletmelerinin genişletilmesi ve gelir kalemleri arasına satış, kira ve idari para cezası paylarının eklenmesi, kurumsal hedefleri koruma odaklı olmaktan çıkarıp gelir odaklı bir işletmeciliğe kaydırmaktadır
. Milli parklar ekonomik değer üretim alanları veya ticari adacıklar değildir. Bu alanlardan elde edilen gelirler, hedefleri gölgelememeli; doğrudan koruma fonlarına aktarılarak bağımsız denetim altında ekolojik restorasyon faaliyetleri için kullanılmalıdır.
 
Uluslararası standartlar ve IUCN iyi uygulamaları, korunan alan yönetiminin ancak bilimsel zonlama, taşıma kapasitesi ve ziyaretçi yönetimi ile mümkün olabileceğini açıkça ortaya koymaktadır
. Taşıma kapasitesi hesaplanmadan ve ekolojik eşikler belirlenmeden yapılacak her türlü müdahale, "ziyaretçi yönetimi" kavramını altı boş bir slogana dönüştürecek ve ekosistem kayıplarını hızlandıracaktır. Kaçak yapılaşma ile mücadele şarttır; ancak teklifte yer alan "hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın derhal yıkım" gibi ifadeler, hukuk devleti güvencelerini, mülkiyet hakkını ve yargısal denetim yollarını zedelemektedir. İhtiyacımız olan keyfi uygulamalar değil; hızlı, etkin ancak hukuki denetime açık idari süreçlerin işletilmesidir.
 
TMMOB Peyzaj Mimarları Odası olarak, korunan alanlarda plan hiyerarşisini zayıflatan tüm istisnaların derhal kaldırılmasını talep etmekteyiz. Doğal alanlarımızda projeyi yapan değil, ekosistemi ayakta tutan planlama disiplini olan peyzaj mimarlığının süreçteki rolü tartışılmazdır; bu nedenle plan ve proje üretiminde disiplinler arası ekip çalışması ve peyzaj mimarı imzası yasal bir zorunluluk haline getirilmelidir
. Ayrıca yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının planlama süreçlerine katılımı kanunla açıkça güvence altına alınmalıdır. Milli parklarımızın ve doğal mirasımızın rant merkezli kararlara feda edilmesine izin vermeyeceğimizi, kamusal yararın ve ekolojik bütünlüğün savunucusu olmaya kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.
 
TMMOB Peyzaj Mimarları Odası
16. Dönem Yönetim Kurulu
Okunma Sayısı: 34