ÜLKEMİZDEKİ DOĞA KATLİAMINA DUR DİYORUZ: YAŞAM ALANLARIMIZ VAHŞİ MADENCİLİK UĞRUNA YOK EDİLEMEZ!
TMMOB Peyzaj Mimarları Odası olarak; yaşam alanlarını savunan tüm yurttaşlarımızın, doğa koruma derneklerinin ve çevre platformlarının haklı mücadelesinin amasız fakatsız yanındayız. Doğa, kimsenin arka bahçesi veya feda edilebilir bir hammadde deposu değildir. Gelecek nesillere içi boşaltılmış, zehirlenmiş çorak araziler değil; yeşilin ve yaşamın korunduğu bir ülke bırakmak en büyük tarihi sorumluluğumuzdur. Sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Son günlerde Denizli’nin Buldan ilçesi, Girne Mahallesi Ziftlik mevkiinde özel bir şirket tarafından başlatılan çalışmalar kapsamında yüzlerce ağacın kesilmesi planlanmakta ve ne yazık ki kesim işlemleri sahada fiilen başlamış durumdadır. Üstelik bu yıkımın, hukuki geçerliliğini yitirmiş, yasal süresi dolmuş bir ÇED raporuna dayanılarak yapıldığına dair güçlü iddialar, karşı karşıya olduğumuz çevre katliamının boyutunu ve hukuksuzluğunu gözler önüne sermektedir.
Son yıllarda ülkemizin dört bir yanında hız kazanan kontrolsüz maden arama ve işletme faaliyetleri, doğal ve kültürel mirasımıza vurulan ağır bir darbeye dönüşmüştür. Peyzaj Mimarları Odası olarak; su havzalarımızı, verimli tarım arazilerimizi, orman varlıklarımızı ve biyolojik çeşitliliğimizi doğrudan tehdit eden bu ekolojik yıkım sarmalını derin bir endişe ve esefle takip ediyoruz. Anadolu'nun hemen her köşesinde iş makinelerinin yaşam alanlarımıza girerek fiilen ağaç kesimine ve toprak sıyırma işlemlerine başlaması, karşı karşıya kaldığımız çevre katliamının ulaştığı vahim boyutu gözler önüne sermektedir.
Basına, kamuoyuna ve odamıza yansıyan sayısız vakadan öğreniyoruz ki, proje alanlarında milyonlarca ağacın kesilmesi planlanmakta ve pek çok bölgede geri dönüşü olmayan yıkımlar halihazırda yaşanmaktadır. Üstelik bu yıkımların büyük bir çoğunluğu; bilimsel dayanaktan yoksun, kümülatif etkileri hesaplanmamış ve sadece usuli bir formaliteye indirgenmiş ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) raporlarına dayandırılmaktadır. Yerel halk ve sivil toplum kuruluşları tarafından yürütmeyi durdurma ve iptal talebiyle yargıya taşınan süreçler, yapılan işlemlerin hukuki ve vicdani dayanaktan ne kadar yoksun olduğunu açıkça göstermektedir. Hukuki süreçler devam ederken sahada telafisi imkansız zararlara yol açan kesim işlemlerine hız verilmesi, adaletin ve doğanın hiçe sayılması demektir.
Bizler, doğa ile insan arasındaki dengeyi korumayı, sürdürülebilir yaşam alanları kurgulamayı ve doğal mirası geleceğe aktarmayı meslek edinmiş peyzaj mimarları olarak tüm yetkilileri uyarıyoruz. Ülkemizin dört bir yanına dağıtılan maden ruhsatları, can damarımız olan su havzaları ve yeraltı su kaynakları açısından son derece kritik noktalarda yer almaktadır. Vahşi madencilik tahribatıyla orman örtüsünün yok edilmesi, bu kaynakların kirlenmesine, kurumasına ve tarımsal üretimin çökmesine yol açmaktadır. Unutulmamalıdır ki bir orman, sadece ekonomik ömrü olan hammadde yığınlarından ibaret değildir; binlerce yılda oluşan, toprağı tutan, iklimi düzenleyen ve nefes almamızı sağlayan karmaşık bir ekosistemdir.
Bu ekolojik tahribatın yanı sıra, yurttaşlarımızın anayasal hakları da yok sayılmaktadır. Yurdun dört bir yanında köylülerin, kentlilerin ve yaşam savunucularının bir araya gelerek havasına, suyuna ve toprağına sahip çıkması, doğrudan kendi yaşam haklarını ve geleceklerini savunma refleksidir. Temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamak anayasal güvence altındadır ve bu hak, sermayenin kısa vadeli kâr hırslarına kurban edilemeyecek kadar dokunulmazdır.
Tüm bu hakikatler ışığında yetkili makamlara acil çağrımız, hukuki meşruiyeti tartışmalı olan ve doğada onarılmaz yaralar açan madencilik projelerinin ve ağaç kesim işlemlerinin derhal, koşulsuz olarak durdurulmasıdır. Yargıya taşınan davalar sonuçlanana kadar, sahada doğaya zarar verecek hiçbir fiziki müdahaleye izin verilmemesi elzemdir. Ayrıca ÇED süreçleri şeffaf, bilimsel ve kamu yararını gözeten bir anlayışla, bağımsız uzmanların ve meslek odalarının denetimine açılmalıdır.
TMMOB Peyzaj Mimarları Odası olarak; yaşam alanlarını savunan tüm yurttaşlarımızın, doğa koruma derneklerinin ve çevre platformlarının haklı mücadelesinin amasız fakatsız yanındayız. Doğa, kimsenin arka bahçesi veya feda edilebilir bir hammadde deposu değildir. Gelecek nesillere içi boşaltılmış, zehirlenmiş çorak araziler değil; yeşilin ve yaşamın korunduğu bir ülke bırakmak en büyük tarihi sorumluluğumuzdur. Sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
TMMOB Peyzaj Mimarları Odası
17. Dönem Yönetim Kurulu
Okunma Sayısı: 42
En Çok Okunanlar
-
MESLEKİ DENETİM UYGULAMASI
/2007
Okunma Sayısı:46492
-
PEYZAJ MİMARLIĞI HİZMETLERİ EN AZ BEDEL HESABI, ARTIK ODAMIZ OTOMASYON SİSTEMİ ÜZERİNDEN ÜYELERİMİZİN HİZMETİNE AÇILDI
/2010
Okunma Sayısı:44573
-
SÖZLEŞME ÖRNEKLERİ
/2007
Okunma Sayısı:39702
-
BÜRO TESCİL BELGESİ (BTB) ALMA KOŞULLARI
/2007
Okunma Sayısı:38808
-
MESLEKİ TANINIRLIĞIMIZDAKİ EN ÖNEMLİ ADIM
/2006
Okunma Sayısı:36134
-
Plansız Alanlar Imar Yönetmeliği
/2006
Okunma Sayısı:36099
-
KAMU İHALE KURUMU HÜKÜMLERİ GEREĞİ İŞ BİTİRME BELGESİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME
/2008
Okunma Sayısı:34847
-
SÖZLEŞMELİ/ÜCRETLİ PEYZAJ MİMARI ASGARİ ÜCRETLERİ
/2011
Okunma Sayısı:33727
-
6831 Sayılı Orman Kanunu
/2006
Okunma Sayısı:32874
-
KEŞİF-METRAJ VE İHALE DOSYASI HAZIRLANMASI
/2009
Okunma Sayısı:31545