TMMOB Peyzaj Mimarları Odası
TMMOB
Peyzaj Mimarları Odası
UCTEA CHAMBER OF LANDSCAPE ARCHITECTS

PEYZAJ MİMARLARI: DİRENİŞİN YANINDAYIZ

PEYZAJ MİMARLARI: DİRENİŞİN YANINDAYIZ
İZMİR
12.06.2013

YENİGÜN TV’de yayınlanan “Belma Şahaner ile Ege’nin Gündemi” adlı progamın bu haftaki konuğu, Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şube Başkanı Bilgi Yarcı Bukrek ve Oda Saymanı Elvin Sönmez Güler oldu. Bukrek, İstanbul Gezi Parkı`nda yaşanan olayları değerlendirdi.

İZMİRLİ PEYZAJ MİMARLARI, TÜM YURDA YAYILAN TAKSİM GEZİ PARKI EYLEMİNİ DESTEKLİYOR


"Direnişin yanındayız"

 

Yeniğün TV‘de yayınlanan "Belma Şahaner ile Ege‘nin Gündemi" adlı programının bu haftaki konuğu, Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şube Başkanı Bilgi Yargı Bukrek (BYB) ve oda saymanı Elvin Sönmez Güler (ESG) oldu. Bukrek, İstanbul Gezi Parkı‘nda yaşanan olayları değerlendirdi.


Son 14 gündür gündemde olan Taksim Gezi Parkı ile ilgili olarak TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İstanbul Şubesi, Mimarlar Odası İstanbul Şubesi, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi birlikteliğinde Taksim Yayalaştırma Projesi‘ne Mart 2012 tarihinde projenin durdurulması yönünde yasal itirazda bulunuldu. Siz de Odanızın İzmir Şubesi olarak, bu konuda bilgi verir misiniz?


Yeşili korumak da görevimiz

 

Kentler ve kırsal alanlar; iki farklı doğal ve kültürel peyzajın tariflendiği yerler. Peyzaj Mimarlığı, tüm bu alanlar üzerindeki siyasal, ekonomik ve sosyal yapılanmalardan doğrudan etkilenen meslek disiplinlerinin başında gelmektedir ve Peyzaj Mimarlığı, yaşamın ve yaşamı belirleyen faktörlerin, bilim ve tekniğin ışığında, tüm canlılar yararına, halkın ve yaşamsal varlıklarımızın çıkarları doğrultusunda karar üretmekten başka bir öğretisi yoktur. Kamuoyunda bilinen en sade şekli ile biz peyzaj mimarlarının görevi sadece ‘yeşil alanlar planlamak ve üretmek‘ değil aynı zamanda var olan yeşil alanları da korumak ve kamusal mülkiyet haklarının gözetilmesidir. Peyzaj mimarlığı camiası tarafından her zaman kamu yararı gözetilerek; değişen ve dönüşen devlet yapımız ile birlikte yerelleşme, yönetişim ve özelleştirme politikaları çok önemle takip edilmektedir. Hepimizin son 14 gündür yakından takip ettiği Taksim Gezi Parkı ile ilgili olarak TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İstanbul Şubesi, Mimarlar Odası İstanbul Şubesi, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi birlikteliğinde Taksim Yayalaştırma Projesi‘ne Mart 2012 tarihinde projenin durdurulması yönünde yasal itirazda bulunulmuştur. Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu‘nda tartışmalı bir süreç yaşanmış, 22 Nisan 2013 tarihinde çıkan bilirkişi raporundan olumsuz sonuç çıkmasını takip eden süreçte yürütmeyi durdurma kararı alınmıştır.

 

Siz, İzmir Şube olarak olayları nasıl değerlendiriyorsunuz? Taksim Gezi Parkı kamuoyu için neden bu kadar önemli?


İstanbul 1936 yılında planlı kentler araşma girmiş, Cumhuriyet tarihimizde de Taksim Gezi Parkı ilk kentsel açık ve yeşil alanlarından biri olarak; gerek kent ekolojisine gerekse sosyal yapıya tarih içerinde önemli katkılar sunmuş, bu nedenle 1993 yılında Kentsel Sit Alanı ilan edilmiş kültürel bir Peyzajdır. Kent planı oluşturulurken Taksim Meydanı‘ nın 4 ana değişmez unsuru olarak Atatürk Kültür Merkezi, Taksim Gezisi olarak bilinen (Gezi Parkı), Taksim Meydan‘ındaki su maskeni ve Cumhuriyet Anıtı‘dır. Kentin simgesi durumunda bulunan bu öğeler kimlik oluşumunda önemli rol oynarlar.


Tarihi sürecinde ise 31 Mart 1909 yılında Avcı Birlikleri ve şeriat isteyen grupların ayaklanmasına ev sahipliği yapan Topçu Kışlası, İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından bastırılan ve yıkılan binanın ardından Taksim Stadı ve sonrasında da rekreasyonel alan olarak Taksim Gezi Parkı haline dönüşmüştür.


Bu alanın Türkiye‘de anıtsal-eksensel park planlama anlayışına sahip tek kamusal yeşil alan olduğunu belirten Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi ICOMOS‘un Türkiye Milli Komitesi‘nin basın duyurusunda; Gezi Parkı‘nın ortadan kaldırılarak yerine inşa edilmesi düşünülen Topçu Kışlası‘nın yapımının koruma-restorasyon disiplininin uluslararası ilkeleri bağlamında kabul edilemez olduğu belirtilmektedir. Çünkü yok olmuş tarihsel yapıların rekonstrüksiyonu ancak bu yapıların mimari, inşai, estetik düzey ve tarihsel anılar taşımak gibi gerekçelerle kaybının çok büyük olması halinde yasal olarak yapılabilmektedir. Üstelik rekonstrüksiyonun olabilmesi için dönemine ait hiçbir gerçek mimari, inşai ayrıntı ve bilginin olmadığı yalnızca bazı dış mekân fotoğraflarının olduğu bilinmektedir. Ayrıca Abdülaziz zamamnda yapılmış olan İslam mimarisini tümüyle yozlaştıran Endülüs mimarisinden esinlenmiş bu yapınm ısrarla yeniden inşa edilmesinin anlamı bir türlü anlaşılamamıştır. (İTÜ Mimarlık Fak. Öğr. Üyesi Prof. Dr. Turgut Saner tarafından incelenmiştir.)

 

Eylemin nedenleri

 

Ülkemizin en önemli Peyzaj alanlarından olan ve Taksim Gezi Parkı kadar önem taşıyan diğer alanlar; İstanbul‘da Ömerli içme suyu havzasında organize sanayi bölgesi, Galataport, Haydarpaşaport, Fener-Balat, Sulukule, Belgrad Ormanı, Kiiçükçekmece Su Havzası, Kartal-Pendik Kıyı Kesimi Planlamaları, Dubai Kuleleri, Zeyport, Tarih Yarımada Müze Kent Projeleri, KüçükçekmeceAvcılar İç ve Dış Kumsalı; Ankara‘dan A.O.Ç, AKM Alanı, Güvenpark Ulus Tarihi Kent Merkezi, Kuğulu park, Papazm Bağı, TCDD Garı, Dikmen, İmrahor, Zir Vadilerindeki imarlaşma; Antalya‘dan Lara Kent Parkı‘ran Metalaştırılması, Boğaçayı, Belek Ormanı Golf Sahası; izmir‘den Efemçukuru‘nun acele kamulaştırılması, Konak Tüneli; Manisa Turgutlu‘dan Nikel Madeni, Trakya Ergene Havzası, İğneada, Munzur, Amasra, Bartm, Yuvarlakçay, Loç Vadisi, İkizdere, Fırtına Vadisi üzerinde termik ve hidroelektrik santralleri yapımları, kültürel ve tarihi mirasımız olan Ailainoi ve Hasankeyf‘in ulusal hafızalanmızdan, tarihimizden silinme çabaları, Kazdağları, Yıldız dağlan, maden arama izni ile tüm zeytinliklerimizin ve yaban hayatının kaybolması kamuoyunun bu anlamda farkındalığını artırmış, kamusal alanlarla ilgili diğer şehirlerde de halk hareketinin başlamasına sebep olmuştur.


Kamusal alanlara ait haklarının bilincine varan, Taksim Gezi Parkı‘na ve kentli haklarına sahip çıkan insanlara karşı yapılan son derece üzücü ve rahatsız edici hukuksuz müdahalelerin bir an önce sonlandırılması ve sorunların karşılıklı paylaşım ile çözülmesi yaklaşımında olunması hepimizin ortak düşüncesi ve dileğidir.


Özgürlük meydanları

 

Dünyadaki tüm modern metropollerde kent parkları, kentsel alanlarının en önemli unsurları olarak kabul edilmekte olup, kanunlarla korunmakta ve yeni park alanları yaratmak, park alanlarını genişletmek adına çalışmalar yapılmakta iken; ülkemizde artık tükenmekte olan ender kamusal yeşil alanlarımıza yapılan bu uygulamalar da koruyarak geliştirici yaklaşımda olmalıdır. Unutulmamalıdır ki; bir kentin merkezi sayılan meydanlar, diğer kentsel mekân elemanları olan cadde ve sokak ağlarına göre, sosyal yaşamın daha fazla yansıtıldığı alanlar olma özelliğindedir. Meydanlar, bu alanları kullananları cadde ve sokaklardaki akıştan uzaklaştırarak bir nev‘i özgürlük alanı yaratır. Dünyanın birçok yerinde de bu nedenle meydanlar halkın devlete uzanan eli, aynı zamanda da özgürlük meydanı olarak adlandırılır.
Moskova‘da Kızıl Meydan, St. Petersburg‘da Saray Meydanı, Çin‘de Tiananmen Meydanı, Amerika New York‘ta Times Square, Almanya‘da Potsdam meydanı, İngiltere Londra‘da Trafalgar, Türkiye‘de de Taksim Meydanı buna birkaç örnektir.


E. S. G.: Bu Tür meydanlar devletin halka, halkın da devlete uzanan elidir. Bu anlamda önemlidir. İstanbul 1936 yılında planlı kentler arasına girişmiştir. Ve orada değişmez 4 unsur var. Bu değişmez unsuların içinde Atatürk Kültür Merkezi, orada bulunan suyolu, Taksim Gezisi dediğimiz yer, ayrıca Cumhuriyet Anıtı var. Buralar değişmez olarak geçilmiş. Çünkü simge nasıl bizim İzmir‘de Saat Kulemiz var. Çok önemlidir bizim için sembolün değeri tartışılmaz. Bu açıdan da bir önemi var.


B. Y. B.: Sosyal yaşantının ve kendini ifade etmenin odak noktası olan bu tür meydanların gerek planlanmasında gerek ise yenilenmesinde bu alanların gerçek sahibi olan kamuoyunun görüşünün alınması, bu alanların kullanım şekli konusunda İdare, Planlayıcı, Kullanıcı üçgeninin eşdeğer çalışması ile kalıcı ve doğru çözümler ortaya çıkacaktır. Sağlıklı ve aydınlık düşünce yapışma sahip olacak Gelecek nesillerinin yeni alışveriş merkezlerine değil, bir araya gelerek paylaşacakları kamusal yeşil alanlara ihtiyacı vardır. YENİGÜN-Belma ŞAHANER

 

Destek kararını toplantı ile açıkladı

Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şubesi 14 gündür yakından takip ettiği Taksim Gezi Parkı ile ilgili olarak basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şube Başkanı Bilgi Yargı Bukrek ve üyeleri katıldı.


Toplantıda konuşan Bukrek, Peyzaj mimarları olarak, Gezi Parkı‘nda süren direnişin yanı başında olmaya devam edeceklerini belirtti. Bukrek konuşmasını şu şekilde sürdürdü: " Peyzaj mimarlığı camiası tarafından her zaman kamu yararı gözetilerek; değişen ve dönüşen devlet yapımız ile birlikte yerelleşme, yönetişim ve özelleştirme politikaları çok önemle takip edilmektedir. Hepimizin son 14 gündür yakından takip ettiği Taksim Gezi Parkı ile ilgili olarak bu ülkenin bilimi ve tekniği halkın yararına kullanma doğrultusundaki kararlılıkları ile onurlu mühendis, mimar ve şehir plancısı, sanatçısı, emekçisi, işçisi, gençleri ile halkı, Gezi Parkı‘nda süren direnişin yanı başında olmaya devam edecektir."

 

Okunma Sayısı: 778
Fotoğraf Galerisi
Dosyalar